• Fatma Ertürk

Sizi Saran Mucize: FASYA

Güncelleme tarihi: 7 Ara 2020

Fasya, latince kökenli olup sarmak, paketlemek anlamındadır. Yapıları sarar,

sarmalar ve paketler. Bu kelime ezop masallarında, mirasını paylaşmak için kavga

eden 3 kardeşe, çiftçi babanın tek tek kolayca kırılan çubukların bir araya

getirildiğinde, kırılamadığını anlatan masalını anımsatır.


Fasya, 70 trilyon hücremizi uygun yerlerinden bir arada tutan, lifli, yapışkan ve ıslak

proteinlerden oluşan üç boyutlu bir örümcek ağıdır.

Fasya baştan ayağa, doğumdan ölüme, mikrodan makroya her yerdedir.” (Tom Myers Andreas Vesalius (1514-1564) Modern anatomi araştırmasının kurucusu).


Fasya hücrelerimizi, bedenimizin bütünlüğünü birarada tutuyor, deyim yerindeysbedenimizin dağılmasını, parçalara ayrılmasını önlüyor. Gözün korneasından, dişlerin dentinine, kalbin kapaklarına, kemikten kıkırdağa, lenf, kan ve yağın akışkanlığına kadar yapıdan yapıya devam eder ve kesin sınırlar koymak mümkün değildir. Fasyal yapılar, içindeki mikro elementlerden demetler yaparak makro yapılara döndüklerinde, aynı ağırlıktaki çelikten daha kuvvetli olabilirler. Üstelik daha bükülebilir, esnek, etkili ve uyumludur. Fasya deri altından başlayan, tüm vücudu ve organları saran ağ şeklinde bir sistemdir. Kemiklerimizin, kas liflerimizin, organlarımızın, damarlarımızın ve sinirlerimizin etrafı fasya ile sarılıdır. Fasya ağı her bir hücreyi saracak gibi vücudun içine nüfuz eder.


Sağlıklı fasyada kaygan dokular iyi işleyen bir mekanizma gibi aşırı sürtünme

olmadan hareket edebilir.


Yoga pozları içindeyken bedende bazen tatlı acı diyebileceğimiz yoğun duyular hissetmemizin sebebi yapışık (aşırı jelimsi) fasyanın alt tabakadan ayrılmasıdır.

Fasyanın yapısı plastik gibidir. Yeterince stres ile biçim değiştirebilir. Düzenli hareket kasların etrafındaki fasyayı yapılandırır ve bu durum hareket etmeyi kolaylaştırır.


Her akşam uyuduğumuzda örümcek ağı gibi fasya dokusu yeniden üretilir, gün içinde yaptığımız her hareketle de bu doku yırtılır ve düzene girer. Amaç daha da esnek olmak değildir, stabilite ve esneklik arasında dengenin olmasıdır.


Ayrıca Bilim adamları fasyayı 250 milyondan fazla sinir uçları olan bir SENSÖR

(duyu) ORGANI olarak tanımlıyorlar. ‘Ben’ hissi insanlarda en yoğun olarak interosepsiyon, propriyosepsiyon ve otonom sinir sistemi aracılığıyla fasya dokularında oluşuyor. Fasya, insandaki en önemli algılama yoludur.


Fasyanın çok fazla fonksiyonu vardır. Birkaç tanesinden bahsedecek olursak :

  • Fasya ağı bütün vücudu askıya alır gibi destekler. Her organı uygun yerinde tutarak içsel bütünlüğü sağlar.

  • Ağrının dokular arasında iletimini sağlar.

  • Şok ve basınç absorbsiyonu ile bedeni istenmeyen travmalardan korur.

  • Esneklik sağlar. Gerilim kuvvetlerini aktararak dengeyi sağlar.

  • Postürün devamlılığını sağlar.

  • Hareketlerin üretimi, kontrolü ve koordinasyonu ile fizyolojik güçlerin yönlendirilmesini sağlar.

  • Yara kenarlarını yakınlaştırmaya çalışarak, enflamasyon ve yara iyileşmesinde rol alır.

  • Besin ve atıklarını taşır (kan)

  • İç organları korur

  • Onarım ve savunmaya destek olur.

  • Bedende oluşturduğu katmanlarla enfeksiyonun yayılmasını engeller.








Ve son olarak, artık biliyoruz ki, duygularımız, bedenimizi etkilemektedir.  Fasyalarda

duygularımızın yansıdığı yapılardan. Duygusal gerilimler fasyalarınızda

gerginlik olarak yansır.


Gergin , üzüntülü yada stresli bir gün geçirdiğinizi hatırlayın. Başınız ağrır, beliniz yada boynunuz tutulur. Burada ilk aklınıza gelen fasyanın muazzam yapısı olmalıdır.

Fasya, yiyip içtiklerimizden, hareket ya da hareketsizliğimizden, duygularımızdan an be an etkilenir. Fasya ne kadar sağlıklıysa fasyanın içinden geçen damarlar, sinirler ve sıvılarda da o kadar sağlıklı ve akışlarını rahat sürdürebilirler. Enerji meridyenlerinin de (Nadi’ler) fasyanın içinden geçtiği bilinmektedir.



Sağlıklı fasyayı korumanın yolu düzenli yapılan yogadan, stres yönetiminden ve fonksiyonel beslenmeden geçmektedir. Fasyayı, fasyanın anatomisi, fizyolojisi, görevlerini ve çok daha fazlasını yoga eğitiminde detaylı konuşacağız.


Sevgilerimle,

Fzt. Fatma Ertürk

217 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör